''Kök Boya'' için ''İyi Koruma Uygulamaları''
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) öğrencileri, 2 Ocak 2026 Cuma günü 15.00- 17.00 saatleri arasında ''Kök Boya Etkileşimli Atölye'' etkinliğinde bir araya geldi.
SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Genç, Doç. Dr. Tuğba Kodal, Doç. Dr. Gülşen Öztürk, Doç. Dr. İlker Öztürk, Kültür Bakanlığı Ebrû Sanatçısı Havva Genç, Öğretim Görevlisi Numan Öztürk ve Araştırma Görevlisi Hüseyin Deniz öğrencilere ''İyi Koruma Uygulamaları'' kapsamında ''Kök Boya'' bilgisi verdi. Öğrenciler, Etkileşimli Atölye kapsamında pamuklu beyaz kumaş t-shirt, şal, fular, crop, çorapları barışın rengi maviye boyamayı deneyimledi.





-''Kültürel Miras''ın izinde: Kök Boya Yolculuğu
''Kök Boya özellikle çevreye zarar vermemesi noktasında çok önemli. Çünkü hiçbirinde toksik ya da kanserojen madde içermeyen özelliğe sahip boyarmadde kaynakları. Tamamen bitkisel ve biz bunların birçoğunu bitki çayı olarak da tüketiyoruz. Şifalı bitkiler olarak da kullanıyoruz. Bu noktada çok önemli…
Endüstriyel anlamda yapılan boyamaların birçoğunda asıl boyama ile ilgili değerlere dikkat edilse bile boyamadan sonraki atıkların çevreye çok ciddi zararlar verdiğini biz biliyoruz.
Bunların aynı zamanda sulara karışması, günümüzün ve geleceğin en büyük problemlerinden birisi olan susuzluk ve küresel ısınma konusunda çok olumsuz etkileri olduğunu düşündüğümüzde doğal boyalarla boyanmış tekstil ürünlerinin hayatımızın içerisine dâhil edilmesinin bize çok büyük katkılar sağlayacağını düşünüyorum.
Şu ân yaşanan ve gelecekte de en büyük tehdit unsuru devam edecek olan susuzluk ve küresel iklim değişikliği açısından ˈˈKökboyamaˈˈ hayati önem taşımaktadır. Sağlıklı olması bağlamında da ˈˈKökboyamaˈˈ yeniden yaygınlaşıyor.
'Doğa Ana'nın sunduğu saf ve doğal bitki, kök, soğan ve yaprakları ile deniz kabuklularından üretildiği için kanserojen madde ihtiva etmeyen; bebek, çocuk ve hassas- kritik alanlardaki giysiler Dünya'nın güçlü kurumları tarafından koleksiyon şeklinde üretiliyor.
Kirletici unsurlardan uzak, saf, doğal, temiz ve sağlıklı bir yöntem olan Kökboyama için yeni kuşaklara da kavramsal, görsel ve etkileşimli atölye çalışmaları ile bilinçlendirme çalışmaları yapmaya devam ediyoruz.
Somut Olmayan Kültürel Miras unsuru olan Kök Boya için İyi Koruma Uygulamaları gerçekleştiriyoruz.''




''-Bütün arayışım çocukluğumda bıraktığım o renkleri yeniden bulmak için… ''
''Aslında kendimi akademik kimliğimin ötesinde bir Yörük çocuğu olarak tanıtmak daha doğru geliyor. Çünkü yaşadığım belli eğitim süreçlerine kadar geçen süreç içerisinde hayatımın birçok noktasında kara çadırda, kıl çadırda ve dağlarda geçti. Bu benim kendi dünyamda çok farklı kapıların açılmasına neden oldu aslında. Çünkü dağda yaşadığınızda çevrenizde gördüğünüz, muhatap olduğunuz bitkiler var, hayvanlar var, dağlar var. Bu da sizi daha farklı bir hâle getiriyor.
Çocukluğumda hatırladığım köyümüzdeki bir boyacı teyze vardı. Ve o boyacı teyzenin yanına gittiğimdeki duyduğum hisler, oradaki renklerin dönüşümü, o bitkilerle oradaki gelişen süreç beni çok etkilemişti. Aslında bütün arayışım çocukluğumda bıraktığım o doğanın renklerini yeniden bulmak için…
Boyar bitkilerin hepsinin kendine göre dönemleri var. Dağın bir yamacında güneşi çok alan yerdeki bitkinin verdiği boyar madde ile gölge taraftakilerin bile farklı farklı renk tonları vardır. Onların dağın güneş ışığını alma açısına, oradaki iklimine, bitki örtüsüne dikkat etmelisiniz. Tüm bunları özenle uyguluyorum ve sadece onları mevsimi geldiğinde topluyorum.''




- ''Kök Boya'' Nedir?
''-Türkiye'de 400 bitki türü boyar madde olarak kullanılabiliyor ''
''Kök Boya '', yün, pamuk, ipek, elyaf ve doğal malzemelerin bitki, böcek ve deniz kabukluları ile boyama işlemidir. Kök Boya bir boyar madde olmasına rağmen Türkiye'de tüm boyamaların genel adıdır.
Türkiye Cumhuriyeti'nde boyarmadde kaynağı olarak kullanılabilecek 400 kadar bitki türü bulunmaktadır. Yaygın olarak bilineni ise sisteme de adını veren Kök Boya bitkisidir (Ruiba Tinctoria.) Dünya'da ''Türk Kırmızısı'' olarak da bilinen renk tonu bu boyarmadde ile elde edilmektedir.
Anadolu'daki bitki, böcek ve deniz kabukluları kullanılarak boyama yapılması çok eskilere dayanmaktadır. 1700'lü yıllarda Dünya Kök Boya ihtiyacının üçte ikisini Anadolu'daki üretim karşılamıştır.
19'uncu yüzyılın ortalarında gelişen bilim ve teknolojinin sonucu kimyasal boyalar sentezlenmiş ve bitkisel boyaların kullanımı terk edilmeye başlamıştır.
Ancak 1980'lerden sonra bazı sentetik boyarmaddelerin toksik ve kanserojen özellikleri, yeraltı su kaynakları başta olmak üzere çok önemli çevre felâketlerine yol açması nedeniyle Doğa Ana'ya dönüş süreci tekrar umut verici şekilde başlamıştır.
Şu ân Dünya tekstil endüstrisinin önemli kuruluşları özellikle bebek, çocuk, kritik/ hassas gruplara özel Kök Boya ile renklendirilmiş giysileri üretmeye başlamıştır. Özellikli koleksiyonları piyasaya sürmeye başlamıştır.
Kök Boya'nın özelliklerinden biri de ''biricik'' olmasıdır.
-Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Somut Olmayan Kültürel Miras unsuru olan Kök Boya için bilimsel çalışmalar yapmaya devam ediyor. Çalışmalar belgesel ve kısa film hâline getiriliyor. Akademik makale ve kitaplar yayımlanıyor. Kök Boya için İyi Koruma Uygulamaları gerçekleştirilerek gelecek kuşaklara aktarılıyor.


-Prof. Dr. Mustafa Genç ''boya böceği ailesine'' keşfettiği yeni türü eklemeyi başardı
Dünya'da 6 tür böcek ve deniz salyangozu renk elde etmek üzere bütünleşik tekstil endüstrisinde kullanılıyor. SDÜ uzun yıllar süren saha araştırması ve bilimsel deneyler ışığında renk elde edilen 7'nci boya böceği keşfetti. Kırmızı renk elde edilen koşnil böceği türüne ilişkin bilimsel veriler yayımlanan akademik makale ile Dünya literatürüne kazandırıldı.
''-SDÜ olarak Dünya'ya 7'nci boya böceği ilân ettik''
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Genç: ''Boya böcekleri olarak tanımladığımız türler gıda, kozmetik ve boyama alanında kullanılıyor. Üzerinde çalıştığımız koşnil böceği türü de daha önce gıda ve kozmetik alanında literatürde yer alıyordu. Ancak bu koşnil böceği türünün boyama yönünü SDÜ keşfetti. Kırmızı renk veren koşnilin bu türünün haslık değerleri ve kalıcılığının yüksek olduğunu da kanıtlamış olduk.''
-Keşif için ilk kıvılcım 2007'de çakıldı
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi (GSF) Geleneksel Türk Sanatları Bölümü, Halı- Kilim ve Eski Kumaş Desenleri Anasanat Dalı (AD) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Genç, 2007 yılında Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde 'kökboyama' ve bitkiler üzerinde çalışırken rastladığı bir bilginin peşinden koşmaya başladığını söyledi. Belge ve kayıtlarda, Osmanlı İmparatorluğu'nun Meksika'dan 'kökboyama' için kullanılan bir böcek türü olan koşnil getirip Antalya ve Mersin gibi sıcak iklim bölgelerinde yetiştirmeye çalıştığını ancak bir sonuç alamadığını gördüğünü anlatan Genç, şöyle konuştu:
''Antalya ve Mersin başta olmak üzere sıcak iklim kuşaklarında hep bu türün izini aradım. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bir öğrencim, orada görüntülediği fotoğraf ve videoları paylaşmıştı. Kaktüsler üzerindeki zararlı böcek türü çok farklı idi. Bunun üzerine Prof. Dr. Gökhan Aydın ile birlikte Eylül 2021 tarihinde KKTC'ye gittik.
Koşnilin farklı bir türü olduğunu düşündüğümüz bu bitki zararlısını KKTC'de ilgili makamlardan yasal izinlerini alarak Türkiye'ye; SDÜ'ye getirdik.
Bu bitki zararlısının boyar madde kaynağı olabileceğini düşünerek öğrencim Bengü Aydın ile birlikte üzerinde bilimsel çalışmalara başladık. Şu ân Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi'nde Araştırma Görevlisi olarak görev yapan Bengü Aydın ile birlikte SDÜ Doğal Boyama Laboratuvarı'nda Ağustos 2023 tarihine kadar çalıştık. Daha sonrasında ise bilimsel yayın aşamasına geçtik. ''

''-Haslık değerleri ve kalıcılığı yüksek kırmızı renk elde edildi''
Deneyler sonucunda koşnil böceği türünden kırmızı renk elde edildiğini belirten Prof. Dr. Mustafa Genç, ''haslık değerleri ve kalıcılığı da oldukça yüksekti.
Bu böceğin koşnil türü olarak daha önce literatüre girdiğini fakat boyama yönü ile hiçbir bilimsel çalışma yapılmadığını gördük.
Tüm verileri ispatları ile birlikte akademik bir yayın hâline getirdik.
Kırmızı ve mor renklerin elde edilmesinde kullanılabilecek olan bu tür keşfini Şubat 2024 tarihinde Textile Research Journal'de (Tekstil Araştırma Dergisi) yayımladık.
Dünya'da 6 böcek ve deniz canlısı bütünleşik tekstil endüstrisinde boyama alanında kullanılıyor. 7'nci keşfi de biz yapmış olduk.
İspatları ile birlikte de bilimsel literatüre kazandırılmış oldu.
2007'de Başbakanlık Osmanlı Arşivleri'nde başlayan yolculuk, Şubat 2024'te yeni keşif ve ispatların bilimsel şekilde literatüre kazandırılması ile tamamlanmış oldu. 'İlham veren Üniversite' SDÜ'nün bir üyesi olmaktan, yeni keşiflere imza atmaktan mutluyuz'' şeklinde konuştu.

-Koşnil bir meyve zararlısıdır
SDÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Genç, ''kırmızı ve mor renk elde edilmesi için böceklerin yok edilmesi gibi bir algının oluşmaması'' bağlamında şu bilginin paylaşılmasının da çok sağlıklı olacağını söylüyor:
''Boya böcekleri Dünya'da gıda, kozmetik ve boyama sektöründe yaygın şekilde kullanılıyor. Boyar madde kaynağı olarak da çok önemli bir yer tutuyor. Bu böcekler bitki üzerinde asalak olarak yaşıyorlar. Bulunduğu bitkiyi öldürüyorlar. Yani bir canlı öteki canlıya zarar veriyor. Sonraki süreçte ise asalak olan böcek türü ölüyor.
Yani böceğe insan eliyle zarar verilmiyor. Tersine bitkinin doğal yaşamına katkı sağlanıyor. Meyve de korunmuş oluyor.''

-Antalya ve Mersin ve sıcak kuşakta yetiştirilebilir
Prof. Dr. Mustafa Genç, kırmızı ve mor renk elde edilen keşfettikleri böcek türünün Antalya ve Mersin başta olmak üzere sıcak iklim kuşaklarında ''kontrollü bir şekilde, örnek bahçelerde yetiştirebileceğini'' ve boyar madde kaynağı olarak endüstriye kazandırılabileceğini sözlerine ekliyor.

Textile Research Journal (Tekstil Araştırma Dergisi) Şubat 2024 Yayını Makale